Samanyolu’nu tekrar sevmek

BJK-FB maçından sonra zaten moralim çok bozulmuş, yemek yedim ve ondan sonra da yattım. Yatağa girdiğimde saat tam 0.00′ı gösteriyordu. Sabah saat 5.00′a kadar bir o yana, bir bu yana döndüm. Kalktım, evin içinde dolaştım, dergileri karıştırdım. Tekrar yattım, yine dalamadım, kalktım bu sefer televizyonu açtım.
Bu şekilde sabah 5.00 yaptık saati. Ondan sonra iki saatlik bir uyku, tekrar kalk ve işe git… Uyumaya çalışırken bir yandan yatağımın yanında gece boyunca açık olan radyoda çalan şarkıları dinliyorum. Geceleri Alem FM dinlerim, Zeki Kayahan Coşkun sağolsun… Pazar geceleri kendisi olmadığı için sürekli müzik yayını var. Genelde yavaş ritmli şarkılar çalınıyor ve onlardan bir tanesi de Berkant’ın Samanyolu adlı şarkısının 1967 versiyonu, yani ilk versiyonuydu.
O versiyonun altyapısı o kadar hoşuma gitti ki, bugün dilimde bu şarkı vardı. Neyse buldum bir yerlerde, bir yandan o şarkıyı dinliyorum, hatta şarkı bitti, tekrar baştan başlattım. Bilenler zaten biliyordur, ancak bilmeyenler için tavsiye ederim bu eski Samanyolu versiyonunu…
Burger King hamburger bakirelerinin ayağına gidiyor
Burger King’in hastasıyım, ancak son zamanlarda McDonald’s da Double Cheeseburger ile gözüme girmeye başladı. Yine de Burger King’in yerine geçmesi imkansız benim için… Burger King ilginç bir reklam kampanyası başlatmış. Dünyanın ücra köşelerine giden Burger King’in marka elçileri burada hayatında hiç hamburger görmemiş, tadına bakmamış insanlarla bu lezzeti tanıştırıyor. Tanıştırırken bir lezzet testi yaptırıp Whooper’ın BigMac’ten daha lezzetli olduğunu sergilemekten de geri kalmıyor.
Videoyu izledim, öğlen McDonalds’ta yemiş olmama rağmen akşam canım tekrar hamburger çekti…
İşte profesyonel bir Blogger: Mert Erkal
Mert ile etohum toplantısında tanıştım. Kendisi profesyonel olarak blog yazarlığı yapıyor. 2006 yılında başladığı blog macerasını 2007 yılında çalıştığı işyerinden de ayrılarak farklı bir kulvara taşımış.
Mert, İngilizce yayın yapan blogu Search For Blogging‘te her gün düzenli olarak yazı girişi yapıyor. Bu arada yukarıdaki videodan öğrendim ki başka işlerle de uğraşıyormuş.
Junior Çarşı
“Beşiktaşlı olunmaz, Beşiktaş doğulur.” sözünün en güzel kanıtı… Çocukken biz de böyleydik…
“Bir Tek Dileğiiiiiim Vaaaaaar!!!!”
Eski bir video bu, ancak ben yeni keşfettim. Ayça Şen Başkan Pusu’da jingle olarak kullanılıyor bu video. Abi öyle bir detone oluyor ki, gülmemek elde değil. Habire geri sardırıp izledim. Buyrun izleyin…
Antalya’yı webcam ile izlemek
Her ne kadar artık İstanbullu oldum desem de, insan memleketini de ara sıra özlüyor. Öyle zamanlarda en güzeli canlı web kamerası yayını yapan siteleri bulup, oralardan izlemek. CNNTürk sayesinde earthTV.com’dan haberim oldu. Bu sitede dünyanın birçok şehrinden kamera görüntüleri aktarılıyor. Görüntüler birkaç saat gecikmeli olarak internete veriliyor.
Antalya da earthTV.com’un portföyünde yer alıyor. Konyaaltı’nda, sanırım Hillside Su oteline yerleştirilmiş olan kamera sayesinde bütün Antalya’yı, Beach Park’ı, Konyaaltı Plajı’nı ve Beydağları’nı görebiliyorsunuz. Özleminizi bu sayede biraz olsun giderebilirsiniz…
Önce yaparım, sonra fotoğrafını çekerim, en sonunda da yerim

Yukarıdaki yemeğin tadı gerçekten çok lezzetliydi. Kendim yaptım diye söylemiyorum. Pirinç pilavı, kalamar, mantar, soğan, kırmızı biber ve teriyaki sos… Bu arada pilav daha önce yapılmıştı. Bileniniz vardır, dolapta bekleyen yemekleri başka yemekler için kullanmak giderek daha da fazla rağbet görüyor. Eskiden de vardı bu aslında, bayat ekmeklerden tatlı yapılırdı.
Bu yemeğinki gibi kendi elimden ve Oya’nın (TarifBizden’in şef editörü ve nişanlım) elinden çıkan birçok yemeğin fotoğrafını Flickr’da açtığımız TarifBizden kanalında görebilirsiniz. Bu arada bunların tariflerini de TarifBizden’e girmeyi düşünüyorum. Ölçüleri aklıma geldiği gibi belirlediğimden tarif verirken malzeme kısmını yazmak biraz zor oluyor.
Farklı yemekler denedikçe fotoğraflarını ve daha sonra da tariflerini sırasıyla Flickr’da ve TarifBizden’de göreceksiniz.
LOST 5. Sezon 21 Ocak Çarşamba akşamı başlıyor
LOST’u geçen sene Mayıs sonundan beri bekleyenler sonunda bu ay dizilerine kavuşuyorlar. Dizinin beşinci sezonu 21 Ocak Çarşamba akşamı ABD’de yayınlanacak ilk bölümle başlıyor. Bakalım Jack diğer beş kişiyi adaya tekrar dönmeye ikna edebilecek mi? Geride kalanlar gerçekten öldü mü? Eğer öldülerse bu nasıl oldu?
22 Ocak’ın sabahından itibaren torrent ve paylaşım sitelerine olan trafik artacaktır.
Yeni Yılınız Kutlu Olsun
Zaman hızla ilerliyor, özellikle de 20′li yaşlara geldikten sonra… Anlamıyorsunuz nasıl geçtiğini… Daha 2008′e girişimi hatırlıyorum, dün gibi… Keza 2007′yi… Askerdeydim… Verdikleri kuruyemiş ve kantinden aldığımız litrelik kolayla TV karşısında yeni yıla girmiştik. Saat 1′de yat ictiması ve daha sonrasında yatış…
2008 yılı benim için güzel bir yıl oldu, 2009′dan ise beklentilerim daha fazla… Şimdiden biliyorum ki 2009 hayatımın dönüm noktalarından biri olacak. Umarım herşeyin planladığım gibi gittiği bir yıl olur. Ve umarım herkesin planladığı gibi bir yıl olur 2009… Bildik lafları söylemeyeceğim; dünyada barış, vs. vs… Biliyorum ki nasıl olsa olmayacak… Herkesin yeni yılı kutlu olsun…
Bu arada yukarıdaki hindiyi bu akşam yaptık, tadı süperdi, resmini de sizinle paylaşayım… Mutlu Yıllar!











