tumblr hit tracking tool
Your browser (Internet Explorer 6) is out of date. It has known security flaws and may not display all features of this and other websites. Learn how to update your browser.
X
Bağlantılar

2011 UBS Çin GP Sıralama Turları sonuçları

Bu iş artık sıkmaya başladı. Üçüncü yarışta da ilk sıradan yine Vettel başlayacak. Webber’in 18′inci olması ise sürpriz oldu. Webber yumuşak lastik kullanmama kararının kurbanı olmuş olabilir. Ancak O’nun için haftasonunun kötü geçtiği de bir gerçek.

Bu arada McLaren pilotlarını Ferrari pilotları gibi kırmızı renkli tulumlarla gördük. Her iki takımda da Santander sponsor olunca karıştırmamak elde değil. Ancak TRT’nin F1 pilotu Erbatur Ergenekon’dan Twitter aracılığıyla McLaren pilotlarının Hugo Boss ile yapılan sponsorluk anlaşması çerçevesinde her yarışta farklı renk tulumlar giyeceğini öğrendik. McLaren pilotları için Türkiye’de turkuvaz renk iyi bir seçim olabilir, ne dersiniz?

Yarış, yarın sabah saat 10′da… Bir yandan pazar kahvaltısı, bir yandan da yarış bizi bekliyor.

Post

Beşiktaş – Manisaspor

Sonucu bizim için kötü biten Trabzonspor deplasmanından sonra, Perşembe günkü Porto maçı oncesi moral bulmak istiyoruz.

Üç hafta sonra yeniden Fiyapı İnönü Stadı’ndayım. Hava fena sayılmaz. Stad yavaş yavaş doluyor. Sanıyorum takım birazdan ısınmak için sahaya çıkar.

Maçta ara sıra fotoğraf çekip bu yazı içinde paylaşabilirim.

Yazının Devamı…

Post

Avustralya GP’nin kazananı lastik dostu Jenson Button

Kaynak: GPUpdate.net

İki hafta önceki sıkıcı Bahreyn GP’sinden sonra bu yarışın da sıkıcı geçip geçmeyeceği merak konusuydu. Neyse ki, bu sefer yağmur yarışın heyecanlı geçmesini sağladı. Sabahın erken saatinde, bir de saatler ileri alınmışken, TV karşısına geçtim, yarışı seyrettim ve gerçekten buna değdiğine inanıyorum.

Gridin ilk sırasında RedBull’lar vardı. Ancak bu ikili kalkıştaki avantajlarını tam tamına koruyamadılar. Vettel’in en önde sorunsuz bir şekilde kalkmasına karşın Mark Webber beşinci sıradan iyi bir şekilde kalkan Ferrari pilotu Massa’ya geçildi. Üçüncü sıradan kalkan diğer Ferrari pilotu Alonso ise kalkışta patinaj sorunu yaşadığı için hızlanmakta geç kaldı. Üstüne bir de Button’la teması nedeniyle yaşadığı spin eklenince sıranın en arkasına düştü. Alonso’nun spiniyle ön kanadı kırılan Michael Schumacher de pite girmek zorunda kalınca, O da kendini son sıralarda buldu. Bu arada Hulkenberg ve Nakajima’nın yaşadığı kaza neticesinde güvenlik aracı piste girmek zorunda kaldı.

Güvenlik aracı içeri girdikten sonrasında da bir bölüme kadar yağmur hakimdi. Ancak arabalar pistin üstünde tur attıkça pistin üstünde kuru bir yarış çizgisi oluşmaya başladı. Bu durumu göre McLaren pilotu Button cesur bir kararla pite yöneldi ve kuru zemin lastikleri takan ilk pilot oldu. Button pitten çıktıktan birkaç yüz metre sonra pist dışına çıkınca bu kararının doğru olduğu konusunda biraz şüphe yaşadım, ancak birkaç tur sonra avantajı ortaya çıktı. Diğer pilotların da kuru zemin lastikleri için pite yönelmeleri sonucunda Button bir anda kendisini ikinci sırada buldu. Pit stop’lardan kârlı çıkan bir diğer isim de Renault pilotu Kubica oldu. O da kendisini üçüncü sırada buldu. Arkasında Mercedes GP pilotu Rosberg yer alıyordu. Massa, Hamilton, Kubica ve Alonso ilk dörtlünün arkasında, birbirlerine yakın tur zamanları ve farklarla üst sıralar için mücadele ediyordu. Bu dörtlü arasında geçişleri yarış boyunca izledik. Hatta bir ara Hamilton üçüncülüğe yükselip Kubica’yı bayağı bir zorladı. Ancak lastiklerini fazla zorlayan Hamilton pite yöneldi ve yeni set lastiklerle yarışa devam etti. Bu arada RedBull pilotu Vettel, fazla ekrana gelmeden yarışı sürdürürken yarışın ortalarında yaşadığı fren problemi nedeniyle çakıl havuzuna saplanarak yarışı noktaladı. Vettel için büyük talihsizlik…

Yarışın son 20 turuna girilmişken sıralama Button, Kubica, Massa ve Alonso şeklindeydi. Bu dört pilot da pite girmemişlerdi ve girecek gibi de görünmüyorlardı. Pite girip yeni lastikler takan Hamilton ve Webber ise hızlı tur zamanları atarak pit stop nedeniyle Ferrari’lerle aralarında oluşan 25 saniyelik farklı 15 tur içinde erittiler. Hamilton-Webber ikilisi son 5 turda Alonso’yu zorladılar, ancak usta pilot Alonso savunmayı oldukça iyi yaptı. Öyle ki, sondan bir tur önce geçiş için gözünü iyice karartan Hamilton’ın kapısını iyi kapattı, bu nedenle geç fren yapan Hamilton-Webber ikilisi birbirine temas ettiler ve pist dışına çıktılar.

Sonuç olarak, tek pit stop ile idare eden ve lastiklerini korumayı bilen pilotlar Button, Kubica, Massa ve Alonso ilk dört sırada yarışı bitirdiler. Farklı bir stratejiyle kumar oynayan Hamilton ve Webber’in planları ise tutmadı. Özellikle Hamilton’ın lastiklerini korumasını öğrenmesi gerekiyor, özellikle bu kurallarla birlikte… McLaren pilotu Jenson Button yeni takımıyla ikinci yarışında galip gelerek takım arkadaşıyla olan çekişmesinde de moral buldu.

Güzel bir yarış seyrettik, ancak yakıt ikmal yasağının olması Formula 1′in zevkli stratejiler ayağını eksik bırakıyor gibi geliyor bana. Eğer yakıt ikmali serbest olsaydı, ilk dörtlü de mutlaka pite girmek zorunda kalacaklardı ve bambaşka bir mücadele görecektik. FIA bir türlü işin ortasını bulamıyor.

F1 gelecek hafta Malezya’ya gidiyor. Yarışlar Türkiye saatiyle sabah 11.00′de başlayacak. Neyse ki, biraz daha uyuma fırsatı bulacağım. Malezya’da da yağmurlu bir yarış görmemiz muhtemel. Bakalım, RedBull, Ferrari, McLaren ve Mercedes GP mücadelesinde bu sefer galip gelen kim olacak? Avustralya GP’de silik bir performans sergileyen Schumacher silkinip bir geri dönüş yapabilecek mi?

2010 AVUSTRALYA GP YARIŞ SONUCU

Poz. Sürücü Takım Lastik Süre
1 J. Button McLaren 1:33:36.531
2 R. Kubica Renault + 12.034
3 F. Massa Ferrari + 14.488
4 F. Alonso Ferrari + 16.304
5 N. Rosberg Mercedes Grand Prix + 16.683
6 L. Hamilton McLaren + 29.898
7 V. Liuzzi Force India F1 + 59.847
8 R. Barrichello Williams + 1:00.536
9 M. Webber Red Bull + 1:07.319
10 M. Schumacher Mercedes Grand Prix + 1:09.391
11 J. Alguersuari Scuderia Toro Rosso + 1:11.301
12 P. de la Rosa Sauber + 1:14.084
13 H. Kovalainen Lotus F1 + 2 lap(s)
14 K. Chandhok HRT F1 Team + 5 lap(s)
Yarışı bitiremeyenler
15 T. Glock Virgin Racing + 17 lap(s)
16 L. Di Grassi Virgin Racing + 32 lap(s)
17 S. Vettel Red Bull + 33 lap(s)
18 A. Sutil Force India F1 + 49 lap(s)
19 V. Petrov Renault + 49 lap(s)
20 B. Senna HRT F1 Team + 54 lap(s)
21 S. Buemi Scuderia Toro Rosso + 58 lap(s)
22 N. Hulkenberg Williams + 58 lap(s)
23 K. Kobayashi Sauber + 58 lap(s)
24 J. Trulli Lotus F1 + 58 lap(s)



Post

Beşiktaş – Eskişehirspor: Geri dönüşlerin en heyecanlısı

Fotoğraf Kaynağı: NTVSPOR.net

Geriden gelişlere alıştık. Geçtiğimiz sezonları düşünüyorum, bir Kocaelispor maçı, bir Kasımpaşa maçı, bir Denizlispor maçı… Hepsinde daha maçın başında 2-0 geriye düşmüşüz, daha maçın başında şoka girmişiz. Bu akşam aynı senaryoyu istemesek de bir kez daha gördük. Neyse ki, filmin sonu da başlangıcı gibi oldu.

Dün Bursa İBB’ye yenilince büyük bir fırsat doğmuştu Beşiktaşım için. Yarın da GS-FB derbisi var, her halükârda ikisinden biri ya da her ikisi de puan kaybedecekti. Yani, bu akşamki maç 3 puanlık bir maçtan fazlasıydı. Ancak maçın başında izlediğimiz Beşiktaş bunun farkında değil gibiydi. Aslında biraz da erken yenilen gol buna sebep oldu. TV karşısında bana, stadyumdaki taraftara soğuk duş etkisi yaptı, ki futbolcular neden aynı durumda olmasın? Gol Eskişehir’in direncini biraz daha da arttırdı, üstüne bir de penaltıdan ikinci gol gelince Rıza Hoca’nın takımı iyice gaza geldi, ancak bununla birlikte şımardı. Kaleciyle karşı karşıya kalan Koray’ın kaçırdığı gol maçın dönüm noktasıydı. O gol kaçtığı anda maçın bize döneceğini hissettim. Bu arada Eskişehir’in Mehmet’in kafasından kaçırdığı golü de unutmayalım, Rüştü’ye de alkışı tutalım burada…

Neyse ki, ilk yarı bitmeden 2-1 yaptık, golün Nihat’tan gelmesi ayrıyeten sevindirici oldu. Zaten gole kadar Nihat, takımı ateşlemek için elinden geleni yapıyordu. Golden iki dakika sonra Fink kaleciyle karşı karşıya kaldığı anda golü atabilse, çok daha rahat bitirecektik ilk yarıyı… Maçı anlatan spikerlerin de dediği gibi, ilk yarı bitsin istemedim. O kadar güzel bir ilk yarıydı. Ancak ikinci yarı daha da mükemmel oldu, özellikle Beşiktaş açısından… Beraberliği tam zamanında yakaladık, 59. dakikada… Bobo’nun attığı goldeki yükselişi aklıma geçen seneki Türkiye Kupası finalinde FB’ye attığı üçüncü golü getirdi. Bu arada golde Iveşa’nın boyunun uzun olmasının da payı var. O kadar uzun bacaklar olmasaydı, top oradan geçmeyebilirdi.

Daha yarım saat vardı ve üçüncü gol de zaten geliyorum diyordu. Çünkü Beşiktaş Eskişehir kalesini tabir yerindeyse adeta bombardımana tutuyordu. Böyle bir ortamda savunma yapmak kolay olmuyor, üstelik bir de 2-0′dan maçı buraya getirip karşı tarafı maça ortak ettiyseniz… Çok güzel bir paslaşmanın sonucunda, Rıdvan Dilmen’in ofsayt dediği, ancak bence top rakip oyuncuya çarpıp geldiği için ofsaytın bozulduğu pozisyonda (belki gerçekten bizim futbolcuya çarptı, yan hakem benim gibi düşündü.) Holosko’nun ayağından üçüncü gol geldi. O golden sonra gerginliğimin yarısı gitti, ancak hakem düdüğü çalmadan rahatlayamıyorum. Son 15 dakikada Eskişehir biraz bizim kaleye baskı kuruyor gibi oldu, ancak pek bir atak da göremedik, sadece Sezer’in şutu tehlike yarattı.

Benim gözümde maçın üç yıldızı var. 2-0′dan sonra yaptığı iki kurtarışla Rüştü, savunmanın önüne geçip takımı ateşleyen, Fink ve Ernst’in rahatça ileri çıkmasını sağlayan İbrahim Toraman ve 90. dakikada bile ileri koşu yapan, 35′ine gelmesine rağmen gençlere taş çıkartan Deli İbrahim…

Bu akşam kazandık, şampiyonluk ümidimiz devam ediyor. Mustafa Denizli’nin deyimiyle “yürüyüş mevsimi başladı”. Ancak ben üç hafta sonraki Fenerbahçe maçına kadar umutlanmak istemiyorum. O maçtan sonra tabloya bakmak gerek. Bu arada defansın kendini toplaması da şart.

Yarın ki derbiyi ayaklarımı uzatarak izleyebilirim. :) Her Beşiktaşlı öyle izleyecektir.

Post

Fernando Alonso’dan Ferrari’ye galibiyetle “merhaba”

Özlediğim tabloyu nihayet gördüm. Kırmızı otomobil içindeki Fernando Alonso podyumun en tepesinde yer aldı. Geçen sezon Macaristan’da yaptığı kötü kazada ölümden dönen Felipe Massa da yarışı ikinci olarak bitirdi ve Ferrari’nin duble yapmasını sağladı. McLaren pilotu Lewis Hamilton da Ferrari’lere göre yavaş olsa da üçüncü bitirmeyi bildi.

Aslında yarışın en büyük favorisi RedBull pilotu Vettel’di. Yarışın başında oldukça hızlı olan Vettel yumuşak lastiklerle arkasındaki Alonso’ya beş saniye fark attı. 15′inci turdan itibaren görmeye başladığımı pit stop’lardan sonra Ferrari’ler aradaki farkı kapatmayı başardı. Yarışın dönüm noktasıysa Vettel’in egzoz problemi yaşaması oldu. Bu olaydan 1-2 tur önce Alonso ufak bir atak yapıp farkı kapatmış, ancak daha sonra biraz yavaşlamış ve Vettel’in arayı açmasına izin vermişti. Vettel’in yaşadığı problemin ardından önce Alonso, sonra Massa, sonra da Hamilton sırasıyla Vettel’i geçerek podyumu belirlediler. Vettel’e yine de “helal olsun” demek. Problem yaşamasına rağmen yarışı dördüncü sırada bitirmeyi becerebildi.

Formula 1′e geri dönen Michael Schumacher için yarış vasattı. Yarışı başladığı gibi bitirdi. Arkasındaki Button ve Webber’den biraz baskı görmüş olsa da onların kendisini geçmesine izin vermedi. Önündeki takım arkadaşı Rosberg ise tüm haftasonu boyunca kendisinden baskındı. Schumacher’e biraz zaman tanımak gerek, orası kesin.

Yarışın orta sıralarında ise Barrichello, Hulkenberg, Kubica’nın ataklarını seyrettik. Yeni takımlar ise diğerlerinden hatırı sayılır derecede yavaştılar. Bu üçlüden en iyisi olarak Lotus göze çarptı. Bu arada yeni kurallarla geçişlere kapı açılmak istenmişti, ancak gördük ki, kural değişikliği de geçişlere pek imkan tanımadı. Herkes dolu depoyla, fazla ağırlıkla lastiklerini korumaya yöneldi. Depolar hafifledikçe bu sefer lastikler aşındığı için fazla bir hız göremedik. Ayrıca tüm takımlar tek bir pit stop’la işi bitirebilecek duruma geldiler. Tabii, bu ilk yarış. Pist şartları Bahreyn’de çok zorlu, başka pistlerdeki duruma bakıp yeni kurallar için bir hükme varmak en iyisi olacaktır.

2010′un ilk yarışı fazla heyecanlı geçmedi. Alonso’nun yarışı kazanması ve Ferrari’nin duble yapması birçok kişi için ve benim için de sevindirici oldu. Schumacher’den beklenen hamleleri görmek için biraz daha beklemek gerekecek gibi görünüyor. Önümüzdeki yarış iki hafta sonra Avustralya’da sabah vakti düzenlenecek. Sabah mesaisi bizleri bekliyor olacak.

Post

2010′un ilk pol pozisyonu Vettel’in oldu

Sayılı gün çabuk geçermiş. Biraz zor olsa da 4 ay 12 günlük hasret geride kaldı. Formula 1 2010 sezonu bu haftasonu Bahreyn’den start aldı. 2010′un çekişmeli bir mücadeleye tanık olması bekleniyor. Transferleri zaten biliyorsunuz. Schumacher de geri döndü, ne yapacağı büyük merak konusu…

Sezon öncesinde İspanya’da yapılan testler takımlar hakkında bir fikir sahibi olmamızı sağlamıştı. RedBull, Ferrari, McLaren ve Mercedes GP diğerlerinden ayrılıyordu, ancak içlerinde en iyi durumda olanın RedBull olduğu söyleniyordu. Hemen arkasından da Ferrari’nin geldiğine inanılıyordu. Bugünkü sıralama turlarının sonucu bu düşünceleri haklı çıkaracak nitelikteydi.

Bir yanlış anlama yüzünden sıralama turlarının sadece son seansı seyredebildim. Seansın başlarında pistte fazla araç yoktu, en çok Ferrari’ler göze çarptı. Kameraların Schumacher’i gösterişine pek de tanık olmadım. Sadece seans bittikten sonra ekrana yansıyan tabloda yedinci sırada yer aldığını gördüm. Vettel ise geçtiğimiz seneki çıkışını bu sene de sürdürecek gibi görünüyor. Ferrari’ler de hızlarından memnun olmalı. Arka kanat tasarımı tartışma yaratan McLaren’in pilotlarıysa biraz yavaş kaldı. Robert Kubica’nın Renault’ya kazandırdığı dokuzuncu sıra da aslında Kubica’nın marifetini gösterecek nitelikte. Sutil’in de ilk onun içine girmesi ilginç. Ancak sıralamaya bakınca birinci başlayacak araç ile sonuncu sırada başlayacak araç arasındaki 10 saniyelik hız farkı düşündürücü. Yeni takımlar fazlasıyla yavaş görünüyor. Bakalım onların bu yavaşlığı yarışta tur bindirmelerde sorun çıkaracak mı?

Bakalım büyük yarışın sonucu nasıl olacak? Yakıt ikmalinin olmadığı kısa pit stopları da izlemek ilginç olacaktır. Yarış bugün saat 14.00′te başlayacak ve TRT 1′de yayınlanacak. Digiturk, D-Smart, Kablo TV, Teledünya gibi platformlarda şifre problemi yok, ancak uydudan izleyecekseniz, buradaki şifre bilgilerine bakmanızı tavsiye ederim.